Kilo Vermek Kafada Başlar

08 Ara

Kilo vermek kafada başlar

Hayatımızın bir döneminde hepimiz düşünmüşüzdür, o güzel baklavaları çikolataları istediğimiz kadar yesek ve hiç kilo almasak, ne güzel olurdu değil mi ? Bu hayali kurmamızın bence 2 nedeni var; Birincisi gıda endüstrisinde dönen yüksek cirolar ikincisi vücudumuzun işleyiş şeklini bilmiyor olmamız.

Gıda sektörü sanırım dünya’da en çok paranın döndüğü sektör ve bu sektörü elinde tutanlar  genellikle ülke yönetimlerinde söz sahibi nüfuzlu kişilerdir. Şimdi bir düşünün, sabah kalktıktan akşam yatana kadar, gözümüze zorla gösterilen şekerli, unlu, yağlı, canımızın çekeceği o ürünler bize farkında olmadan kaç defa gösteriliyor ?

TV’lerde, gazetelerde, internette, AVM’lerde, ilan panolarında devamlı olarak bu reklamlar ile karşılaşırız. Markette ödeme sırası beklerken bile en çekici ürünleri önümüze koyarlar, trafikte araçların üzerine yerleştirilen fotoğraflar, daha onlarca sayabiliriz. Ambalajları bizi çekmek üzere özel tasarlanmıştır. Bu ambalajlar yüzünden anne-babalar marketlere çocukları ile gidemez duruma  gelmiştir. Farkında olmadan bu reklamları görürüz ve şeker, yağ, un bağımlısı bireyler oluruz.

Şeker, yağ ve un tüketmeyin sonucunu çıkarmayacağım. Hatta mümkün olduğunca doğal sıvı yağ tüketmeliyiz, sağlığımız açısından olmazsa olmazdır. Tabi ki o güzel baklavalardan, çikolatalardan tamamen uzak kalamayız ama bahsettiğim gıda endüstrisinin farkında olmamızda fayda var. Şeker  bağımlılık yapabiliyor ve aşırı tüketildiğinde önemli sağlık sorunlarına sebep olabiliyor.

Vücudumuzun işleyiş şeklini göz ardı ederek beslenme problemlerini anlayamayız. Yaş arttıkça metabolizmanın işleyişi de değişir ve alınan kalorinin yakım hızı düşüşe geçer.”Eskiden şu kadar yerdim ama hiç kilo almazdım, şimdi hemen kilo alıyorum” cümlesini çok kez duymuşuzdur. Yaş arttıkça yeme içme düzenimizin de mecburen değişmesi gereklidir. Bir bakıma kendimizle mücadeleye geçeriz. Mücadele öncelikle kafada kazanılır, psikolojik olarak mücadeleye hazır olmayan kişi kazanamaz. Metabolizmamız değiştiğinde irademiz ile mücadele ederiz, bu mücadeleyi kafamızda kazanırsak başarılı olabiliriz. Tabi ki bunun kimyasal tetikleyicileri de var; Çikolatanın beyinde mutluluk hormonu salgılaması gibi. Fakat mutluluk hormonunu sadece çikolatadan almaya kalkarsak, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırız. Damar tıkanıklığı, kalp rahatsızlıkları, şeker hastalığı ve hatta kanser bunlara sadece birkaç örnektir.